25 Mart 2012 Pazar

YEMEK, YEMEK

Türkiyede olmanın en büyük dezavantajı habire yemek ve içmek.Geldiğimden beri sanıyorum kilolarıma biraz ekleme yaptım..Güne kahvaltı, sonrasında kahve faslı,öğlen yemeği, akşam çayı yemek ve yemek sonrası birde davetler ikramlarda işin içine girince ne yemeden duruluyor nede aman ben yemeyim denince, ısrarla gelen ikramları geri çevirmek oluyor..Tabiki her ikram edilen bitmiyor az yeniyor ama her az yenen de fazlalık olduğundan vücutta yer ediyor , neyseki bolca yürüyüş yapılıyorda en azından o birazcık teselli oluyor.Dolayısi ile bende bunca güzel yemeği birarada nerede bulacağım deyip her şeyi silip süpürüyorum:))
Serdivan da kahvalti bolumunden bir resim..

Geçenlerde birlikte çalıştığım ama aynı zamanda çokta yakın bir arkadaşım  sabahtan arayıp hazırlan almaya geliyorum, kahvaltiya gidelim dedi, beni binbirçeşit yiyeceğin oldugu biryere götürdü...Ve ertesi günü bir başka arkadaşımda Konya nın etli ekmeğini Konyadan daha iyi yapan bir yer var oraya gidelim diyerek beni Serdivan(Adapazarı) da ki sevimli, temiz,leziz pideciye götürdü..Pide lerin ikram şekli ise çok original idi..amanin bu ne büyük pide dediysemde inanın oda miğdeye indi..
Konya nin etli pidesi
eee hergün orası burası deyip, onca yemeği ve tatlıyı yersem ne olur...Amannn bu günler sayılı günler yiyelim içelim..çok düşünmeyim dimi...
Veee tabiki simitsiz hiç olmaz...hergün simit yiyorum..zaman farketmiyor ne zaman canım isterse:))) 

Hepinize güzel bir pazar günü diliyorum,sevgiler..

19 Mart 2012 Pazartesi

MERHABA...MERHABA...

Merhaba, Merhaba, Merhaba..iki hafta gibi bir zamanda bloğuma yazı yazamadım, resim ve tarif koyamadım..ve ayrıca sayfamı ziyaret eden sevgili dostlara cevap veremedim..Bunun icin özür dilerim, sayfa ziyaretleri icin de çok teşekkür ediyorum..Şuan yurtdışındayım yada yurdumdayım deyim...Türkiye ye iki hafta önce geldim.10 saate yakın uçuştan sonra ve kulağımdaki uğultularla kendimi İstanbulun havasını solurken, trafiğin ve insan kalabalığının ve gece ışıklarının içinde buldum. İstanbullulara belki işkence gelen o karmaşa bana o an çooook güzel geldi (sessiz sakin yasadığım memleket ten sonra) veee ayağımın tozu ve bizim kızların sürprizi ile kendimi Radika da buldum..


tatiline güzel başla güzel bitir dediler..ve eger İstanbulda iseniz heleki Koşuyoluna yakınsanız bir gün Radika yi ziyaret edin derim..Ege mutfağından güzel yemeklerle özelliklede balık çeşitleri ile ev ortami havasında ama tek kötü yani giriş kısmının sigara içenlere ayrılmış olması nedeni ile misafir olduğuma bakmadan isyan ederek ve de söylenerek bizi karşılayan Restaurant ın müşteri hizmetleri temsilcisi beye oldukca sitemli olarak böyle birşey nasıl olur yasak yasaktır diye söylenmelerimi dinlemenin ardından sayın yetkilinin de 20 dakika güzel ve güleryüzlü konuşması sonucunda arka bölümdeki küçük ve sevimli yastıklarla döşenmiş sedirimize oturduk..(Ön bölümün dekarasyonun çok daha güzel olduğunu belirteyim bu arada)
Ismarladığımz ve yediğimiz balıklar gerçekten harika idi resim çekmek ise çoook sonra aklıma geldiğinden sadece içtiğimiz Kavaklıdere-Kalecik karası nın resmi ki oldukça yumuşak içimli güzel bir şarap idi ama üzümleri konusunda biraz okumam lazım..ve sayın müşteri hizmetleri temsilcisi ne karşı baştaki sitemkar ama sonradan dostane muhabbetim-iz sonucu bize ikram ettigi peynir tatlıları ve fırınlanmış tahin  ikramlari nin resimlerini ekleyerek azda olsa size bilgi vermek istedim..Ben güveçte levrek yedim kızlar da ızgara, otlu balık ve nefis bir ege otları tabağı, patlıcan lı salata ve yoğurtlu meze ile Turkiyede ki ilk geceme çoook güzel başlamış oldum...


Vee sonrasında birkaç gün Fransa kaçamağı ile ve oradaki kısacık zamanda Manch denizi kıyısında yer alan sevimli Deauville şehri gezimiz 


yediğimiz nefis balıklar ve içtiğimiz Fransız şarapları, kahveye eslik eden nefis minicik tabaklardaki zevkli tatlı ikramlarınıda mideye indirerek..balığa şimdiden doymuş olarak ama çeşitli şaraplar, döner,ıslama köfte, kebap, pideler ve aklınıza gelecek herçeşit sütlü tatlıların tadınada cok yakında bakarak ve tabiki simit te birkaç defa yenilerek onlarıda sizlerle ilerde paylasacağım...Hepinize sevgiler diyorum..Tabaklarımız ve kadehlerimiz hep dolu olsun...Cheers

4 Mart 2012 Pazar

TARÇINLI KURABİYE

Hafta sonu arkadaşlarımıza davetliydik...bende kendilerine kurabiye yapıp götüreyim dedim, yemekler onlardan, tatlılar bizden misali.. buralarda genelde Yılbaşı zamanı yapılan ve tarifini bir arkadaşımdan aldığım kurabiye yi cumartesi günü ilk defa olarak denedim...yarım ölçü kullanarak yaptığım kurabiyeleri keşke tam ölçüsü ile yapsaydım diye sonradan pişmanlık da duydum:D Çünkü kurabiyeler pişince eşime ve oğluma denermisiniz diye sordum ve kötü ise tadı götüreceğim yere ayıp olmasin deyip kendimde tadına bakmak istedim..bakış o bakış, birde kahve eklenince yanına 20 dk. sonra tepsideki kurabiyeler sadece 10 tane idi..eee arkadaşlara 10 kurabiye gitmez deyip sonrada hazır pastayı aldık ve götürdük..
Tarifi sizlerle paylaşayım mutlaka deneyin..son derece lezzetli nefis minik kurabiyeler yapımıda kolay..Ben tahıllı un ve kahverengi şeker kullandığımdan rengi kahverengi oldu ama beyaz un ve beyaz şeker kullanırsanız hamuru için, tadı kadar görüntüsüde daha güzel olur..
Tarcinli Kurabiye
Malzemeler :(Hamuru için)
2 ölçü kabı ve + 4 yemek kaşığı un
1/2 ölçü kabı şeker (Ben şekeri daha az koydum)
175 ml. oda sıcaklığında margarin(yada tereyağı)
2 yemek kaşığı krem şanti(Sütle hazırlanmış)/ yada whipping cream
İç Malzemeleri:
1 tatlı kaşığı tarçın
1 ölçü kabı kahverengi şeker
2 yemek kaşığı margarin (oda sıcaklığında)
2 yemek kaşığı maple surup/ yada 1 kaşık bal
1 yemek kaşığı un
Tarcinli Kurabiyeler
Yapılışı:
Kurabiye hamuru malzemelerinin tamamını mutfak robotuna(varsa sayet) koyarak, tüm malzemelerin karışmasını sağlayarak yumuşak hamur elde edin..hamuru 2 parçaya ayırın ve bir kenara koyun.
İç malzemelerin tamamını bir kap içerisinde kaşık ile iyice karıştırn, ezin, yumuşak krem haline geliyor..
Hafif unlanmış masada hamurların önce birini  20x30 cm. gibi dikdörtgen açın, hazırladığımız “iç malzemenin“ yarısını hamurun üzerine bıçak ile heryere aynı gelecek şekilde sürüp, hamuru rulo yapın. Aynı işlemi diğer hamur içinde yapalım ve rulo haline getirdiğimiz iki parça hamuru bir tepsiye aktaralım  üzerini saranla saralım, ve buzdolabında 2 saat bekletelim.  2 saat sonra hamurları buzdolabından çıkarıp yaklaşık yarım cm. genişliğinde dilimleyerek,pişirme kağıdı serilmiş fırın tepsisine dizerek 180’/350’F ta 15 dk. pişirip(kurabiyeler çok az kahverengi olmaya başlar başlamaz) fırından çıkaralım, tepside soğutarak servis tabağına dizelim...yanınada kahvenizi unutmayın...Afiyet Olsun

Not: Hava geçirmeyen kaplarda buzdolabında 10 gün saklanabilir. Biraz yağlı gibi gözüksede, bu hamur ile yaklaşık 60 adet kurabiye çıkıyor, yaptığınız rulo nun büyüklüğüne göre..eh herzamanda yemediğimiz için çok arada kendimizi bu tür kurabiyelerle ödüllendirmekte sakınca yok sanırım:)
Bu arada arkadaşlara götürdüğümüz, vanilyalı, çikolatalı kek te son derece lezizdi...beyenilerek yenildi.

3 Mart 2012 Cumartesi

KAHVELİ MARTİNİ

Arada sırada değişik tatlar,içkiler denermisiniz bilmem ama ben çok çok tatlı olmadıktan sonra bazen denerim..Dün akşam kısa süreliğine bir arkadaşımz uğradı..kendisine çay dahil herşeyi sordum içermi diye ama istemeyince..hadi dedim kahve ile karışık, birşeyler içelim..Yaz sıcağında olsa daha iyi gider diye düşündüysemde yinede tadı epey güzel Kahveli Martini denedik...
Eğer varsa içki karıştırıcı onu kullanın derim ama yoksada blendırda çok az karıştırarak ta aynı sonucu alırsınız sanırım...Keyifli bir Hafta sonu diliyorum..
Kahveli Martini
Malzemeler:
1 bardak dolusu buz
1 1/2 oz(40 ml.) vodka
1/2 bardak koyu kahve
1/2 oz.(15 ml.) kahve likörü
1 tatlı kaşığı şeker
Yapılışı:
Tüm malzemeleri karıştırıcıya koyup iyice çalkalayın, 2 adet martini bardağına paylaştırın(yoksa uygun başka bardağa)...ve Cheers :D
Kahveli Martini..
Not: Son derece hafif bir kokteyl...

MAYALI POĞÇA

Güzel bir hafta sonu diliyorum herkese....Herkes mesgul koşturmaca içerisinde geçiriyordur eminim, belki alışveriş,belki  misafirlik, biryerlere gitme gezme.. az birşey yorgunluk olsada yinede hafta sonları başka güzel oluyor heleki candan sevilen lerle geçirilirse...Cumartesimizde kuzen ve arkadaşlarla olacağız..muhabbet, sohbet, yeme, içme bir telaş geçip gidecek..Bugün arkadaşlara götürmek için kurabiye yapayım derken yanına birde pogça ilave ettim..ama poğçalar bize)))
mayali pogca
Aslında “5 ten sonra“  daki “Pide-Poğça“ ve Hayat Cafe deki “ Labneli Poğça“ nın karışımı..ben kendime göre iki tariftende birşeyler katıp mayalı hamur hazırlayıp bir kısmına peynirli ıspanaklı iç koydum, bir kısmınıda boş bırakıp piştikten sonra ikiye kesip ortalarına kaşar peyniri ve pastırma koydum..Tadı nefisti..Afiyetle yedik ama hepsini bitirmedik:D Tarifleri “5 ten sonra“ yada “Hayat Cafe“ den bakabilirsiniz..isterseniz, ben sadece resimleri paylaşayım..
Gününüz aydın olsun....